
İstanbul'a güneş Asya yakasından doğar. Ben de oradan, Üsküdar'dan bakıyorum: iki kıtanın arasındaki suya, onu örten sise ve günü açan ilk ışığa.
KaydırBoğaz bir manzara değil, bir nefes. Onu durdurmaya değil, aktığı anı yakalamaya çalışıyorum.

Sis indiğinde şehir kaybolur; geriye yalnızca su, silüet ve düdük sesi kalır.

Yirmi yıldır aynı kıyıdan, aynı suya bakıyorum. Her sabah farklı; ışık, akıntı ve sis hiçbir kareyi tekrar etmiyor. Bu yüzden hâlâ her seher oradayım.
Hikâyeyi oku